Politika

Geylani: Korku tekerrür ediyor


HDP’ye yönelik baskı politikalarını değerlendiren HADEP eski Genel Sekreteri Hamit Geylani, 1990’lardan bu yana devam eden saldırıları hatırlatarak , ‘O zaman korktukları için saldırıyorlardı, şimdi de korktukları için saldırıyorlar. O saldırılar bizi bitirmedi büyüttü, bugün de bitiremez ancak büyütür’ dedi

HDP’ye yönelik saldırıların derinleştiği bir dönemde, özellikle Türkiyeli bir sosyalist olan Figen Yüksekdağ’ın parti üyeliği ve milletvekilliğinin düşürülmesi dikkat çekiyor. Yüksekdağ, bu kimliği ile Wan gibi Kürt illerinden birinde seçildi ve kimileri için Behice Boran’ın Türkiye İşçi Partisi (TİP) dönemindeki rolünü yeniden canlandırdığı yorumları yapıldı. Yüksekdağ’ın ve HDP’nin hedef seçilmesinin nedenlerini, Halkın Demokrasi Partisi (HADEP) eski Genel Sekreteri ve Kürt siyasetçi Hamit Geylani anlattı. Yüksekdağ’ın vekilliğinin düşürülmesine ilişkin konuşan Geylani, “HEP o dönemde Wan’da örgütlenme zorluğu yaşıyordu, ben de Hakkari İl Başkanı olarak oradaki çalışmalara katılmak için çağrıldım. Daha sonra Wan depreminde yıkılan Bayram Oteli’nde toplantı yaptık. Halkın yanımızda olduğunu biliyorduk; ama öylesine bir korku vardı ki, o toplantıya sadece 7 kişi katıldı. Biz siyasi çalışmaları o şartlarda yaptık. 7 Haziran seçimlerinde HDP, 7 kişi ile toplantı yaptığımız 8 milletvekilli olan ilden 7 milletvekili çıkardı. O listenin başında da Figen Yüksekdağ vardı. Bu aslında her şeyi anlatıyor” dedi.

10_hadepHEP, DEP, HADEP, DEHAP…

HDP üzerindeki baskılara dikkat çeken Hamit Geylani, Kürt siyasetine yönelik saldırıların geçmişten günümüze kadar sürdüğünü belirterek, “Bu saldırıların hepsi korkunun sonucudur. Nazım Hikmet Mussolini için diyor ki, ‘Çok konuşuyor, çok korktuğu için çok konuşuyor.’ Şimdi bakın Erdoğan gece gündüz konuşuyor. Bu konuşmalarında da özellikle Kürt siyasetine adeta hakaret ediyor. Bu korkunun bir sonucudur” diye konuştu. HADEP döneminde yaşanan bayrak provokasyonuna dikkat çeken Geylani, o provokasyondan sonra bütün parti yöneticilerinin tutuklandığını, daha sonra kendilerine siyaset yasağı verildiğini söyledi. HEP, DEP, HADEP, DEHAP, Özgür Parti gibi bütün Kürt partilerin kapatıldığını hatırlatan Geylani, ilk kez bir parti yöneticisi olarak DEHAP’ın kapatılmasında, Anayasa Mahkemesi’nde siyasi savunma yaptığını hatırlattı.

Kapatmalar, faili meçhuller…

Geylani, parti kapatmaların yanında Kürt siyasetine yönelik fiziki saldırıların olduğunu, faili meçhul cinayetlerin yaşandığını hatırlatarak, “Benim hatırladığım ilk cinayet Vedat Aydın cinayetidir. Saldırıdan 1 hafta önce, Muş’ta parti il başkanlarının toplantısı vardı. Vedat gelmişti diğer arkadaşlar da gelmişti. Bir hafta sonra Vedat’ın katledilmesi haberi geldi. Vedat Aydın’ın katledilmesi iyi bir demokrat, iyi bir insan hakları savunucu olmasından kaynaklanıyordu. Vedat’ı yok etmek sistemin kafasındaki kirli oyunun parçasıydı ve bununla Kürtlere gözdağı ve korku salınmak isteniyordu. Vedat bütün baskılara karşı direnen bir Kürt evladıydı. Daha sonra Mehmet Sincar, Muhsin Melik, Faik Candan’n katliamı izledi” dedi.

Korkuları derinleşti

Geylani, bütün bu saldırılara rağmen Kürt siyaseti hareketinin büyüdüğünü, 7 Haziran’da 80 milletvekili çıkardığını, 3 Büyükşehir Belediyesi’ni kazandığını ve bunun da sistemin korkularını daha da derinleştirdiğini söyledi. Geylani şöyle konuştu: “O zaman korktukları için saldırıyorlardı, şimdi de korktukları için saldırıyorlar. Fakat o saldırılar bizi bitirmedi büyüttü, bugün de saldırılar bizi bitiremez ancak büyütebilir” diye konuştu.

ANKARA/dihaber