Emek-Ekonomi

Bir ayakkabının sömürü hikayesi


Tüketim kültürünün artmasıyla bir yandan köklü bir zanaat haline gelen ayakkabıcılık bir yandan da, atölyelerde uzun süre çalışan işçiler için bir sömürüye dönüşmüş durumda. İzmir Işıkkent Ayakkabıcılar Sitesi’nde çalışan işçiler, güvencesiz ve uzun iş saatlerinde çalışırken, emek sömürüsünü en çok yaşayanlardan. Ayakkabıcılar sitesi olarak adlandırılan iki katlı, rutubetli 811 ayrı binada, çalışmak zorunda kalan 45 bin işçi bulunuyor. Bu işçilerden 5 bine yakını ise ne yazık ki çocuklardan oluşurken, ancak 3 bini güvenceli. Sabahın erken saatlerinde başlayan mesaileri 12 saati bulurken, bazı günler ise atölyelerde sabahlanıyor. 30 yıldır sigortasız ayakkabı işçisi olarak çalışan Sait Dinç, “En geç 8’de iş başlıyor. Yediklerimiz sağlıksız. Yemeğimizi çalıştığımız mermerin üzerinde yiyoruz. Sallama çay içiyoruz. Çocuklarımıza ailemize vakit ayıramıyoruz” sözleriyle yaşadıklarını anlattı.

Ayakkabı işçisi olan Abdullah Taşdelen de, “Emekli olma hayalimiz bile yok” ifadelerini kullandı.

Cihan Başakçıoğlu-Ruken Demir/ İzmir-dihaber