Kadın

Rakka operasyonunda kurtarılan Êzidî kadınlar anlatıyor -2-


Şengalli kadınlar DAİŞ çetelerine karşı direndi, bazıları kendini uçurumdan attı, bazıları kendini suya bırakarak hayatına son verdi. Wefa Meşel de, iki kız kardeşi ve halası ile birlikte, köleliği kabul etmiyor ve kendisini korumak için suya atlıyor.

2014 yılında bir yaz sabahı, Şengal Dağı’nın 15 kilometre güneyindeki Koço köyü üzerine kara bir bulut gelir. İnternette yayılan bir videoda yer alan görüntülerde, DAİŞ çeteleri Koço köyünün kadın ve erkeklerini okul bahçesinde topluyor. Çeteler bayraklarını kaldırıp tekbir getirerek oradakiler üzerinde özel savaş yürütüyor ve barbarca kadınlarla erkekleri birbirinden ayırıyor.

DAİŞ tarafından kaçırılıyor

17 yaşındaki Wefa Salim Meşeil adındaki genç kadın da DAİŞ çeteleri tarafından aynı okula getiriliyor ve ardından kaçırılıyor. Wefa, 3 yıl sonra YPJ savaşçıları tarafından kurtarıldı. Fırat’ın Gazabı hamlesinde QSD saflarında yer alan YPJ savaşçıları, DAİŞ çetelerinin Rakka kentine getirdiği onlarca Êzidî kadını kurtardı.

Babası ve kardeşleri katledildi

Wefa, Koço köyünün çevresini saran çetelerin halkı okulda topladığını, kadın ve çocukları okulun üst katına yerleştirdiğini, erkekleri ise ayırdıklarını ve infaz ettiklerini söyledi. Wefa, “İdam edilen erkekler arasında babam Sami Salim ve iki erkek kardeşim de vardı” dedi. Erkekler infaz edildikten sonra Wefa, 17-50 yaş aralığında olan 150 kadın ve çocuk ile birlikte Musul’a götürülüyor. Wefa sonrasında yaşadıklarını şöyle anlatıyor: “3 gün Musul’da kaldık. Sonra genç kadınlarla yaşı ilerlemiş olan kadınları birbirinden ayırdılar. O zaman 17 yaşındaydım, bu yüzden de genç kadınların arasına katıldım ve Rakka kentine yollandık.”

Ölümle tehdit ettiler

Yaşı büyük olan kadınların akıbetine ilişkin ise Wefa, çetelerin onları Telafer’e götürdüğünü ve sonra da onlardan hiç haber alınamadığını söyledi. Rakka’daki bir mezra, çeteler tarafından kadınları satmak için kullanılan bir alan haline getirilmiş. Wefa o mezrada olanları şu sözlerle anlatıyor: “Çeteler günlük olarak o mezraya gelir, bir kadını götürür ve satardı. Çok korkuyorduk. Çeteler bizi tehdit ediyor, eğer onlarla gitmezsek bizi öldürüp yakacaklarını söylüyorlardı. Ağlama ve konuşmanın da cezası vardı; bir kadın ağlıyorsa çeteler onu dövüyordu, konuşursa ‘sizi yakacağız’ diyorlardı.”

‘Sadece ben kurtuldum’

Wefa’nın sırası geldiği zaman Ebu Qeda El-Cezrawi isimli çeteci mezraya geliyor. Wefa’yı, kız kardeşleri Henan ile Xada ve halası Zena’yı götürüyor. Wefa hüzünlenerek o günü şöyle anlatıyor: “Ellerimizi kelepçelediler ve bizi bir arabaya koydular. O zaman yolda düşündük. Araba bir köprüye ulaştı ve hızını yavaşlattı. Biz ölümü yeğledik ve kendimizi suya attık. Halam ve her iki kız kardeşim suda boğuldu, sadece ben kurtuldum. Çeteler beni sudan çıkardı ve Rakka’daki bir karargahlarına götürdüler.”

‘Kadın ticareti yapıyorlardı’

Karargahta DAİŞ çetelerine bağlı şeyh Tirki Bin Eli, Wefa’yı alıp kendisi ile götürüyor ve bir ay yanında alıkoyuyor. Şeyh iş için Musul’a gidiyor ve Wefa’yı Ebu Miseb El-Behreni isimli çeteciye veriyor. Ebu Miseb, Ceyş El-Xilafa üyesi. Ebu Miseb, Wefa’yı 6 ay yanında alıkoyuyor ve sonra da Ebu Welad El-Behreni adlı çeteciye satıyor. Wefa, onun yanında 2 yıl kalıyor. Bu süreçte bir çocuğu oluyor. Wefa’nın çocuk şimdi bir yaşında.

Şiddet gördü

Ebu Welad, Wefa’yı Rakka’da hastaneye götürüyor. DAİŞ çetecilerinin eşleri ve kız kardeşleri evlenene dek bu hastanede kalıyor. İki ay bu hastanede kaldığını söyleyen Wefa, sonra Ebu Cemil El-Hindawi adındaki çeteci tarafından götürülüyor. “Ebu Cemil Hindawi, İxlas Xalid Eli isimli bir Êzidî kadınla evliydi, Milad ve Macid adında iki çocukları vardı” diye anlatan Wefa, Ebu Cemil’den çok şiddet gördüğünü de ekliyor.

Wefa’nın DAİŞ çetelerinden kurtulma çabası hiç son bulmuyor ve sonunda Fırat’ın Gazabı hamlesinde yer alan YPJ savaşçıları onu kurtarıyor.

QAMIŞLO / ANHA -Dosya