Köşe yazarları

17 Nisanlar ve mücadeleler


Türkiye’de 16 Nisan 2017’de referandum yapıldı. Çoğumuz oy kullandık. Referandum, “olağanüstü hal” rejimi altında yapıldı. Devletin tüm imkânları “Evet” kampanyası için seferber edildi. Cumhurbaşkanı bizzat kampanya yaptı. Referandumun içine tüm hassas konular karıştırıldı. Bazı derin hocalar, “Evet oyu farzdır” derken, kimisi, “Evet oyu verenler cennette gidecek” bile dedi. Kafalar her türden çelinmeye çalışıldı.

Tüm bu eşitsiz, yalanlı ve yanılsamalı evet hamleleri “Hayır” oyunu düşürmedi, tersine attırdı. “Evet” ve “Hayır” oranları birbirine çok yakın tecelli etti. “Evet” tarafı “biz kazandık” derken, “Hayır” cephesi “kazanan biziz” dedi. “Hayır” oyu kullanan yurttaşlar demokratik haklarını kullanarak tencere tava, düdük sesleriyle sokaklara döküldü. YSK’ya itiraz dilekçeleri yağdı. Ana muhalefet partisi referandum sonucunun meşru olmadığını yenilenmesini isterken, Meclis’teki üçüncü büyük parti-ki eş genel başkanları ve 13 milletvekili tutuklu- durumundaki HDP yüzlerce sandığa ilişkin YSK’ya itiraz etti. Bu fotoğrafın karesinde hepimiz vardık. Birlikteydik. Referandum 16 Nisan’da “bitti.” Mücadele 17 Nisan günü başladı.

Referandumun bir gün sonrasında Türkiye’de Köy Enstitüleri’nin kuruluşu kutlandı. Bilindiği üzere 17 Nisan 1940’ta Köy Enstitüleri kurulmuştu.

Köy Enstitüleri’nin açılma amacı; Varsıllığın değerlerini köye taşımak. Yapılacak toprak reformunu köylüye anlatmak. Köylü-şehirli arasındaki korkunç uçurumu kapatmak. Köyün yönetiminden TBMM kadar tüm yönetimlere katılma hakkının olduğunu anlatmak. Dogmalarla savaşmak. Tabuları yıkmak. Köylere öğretmen, ebe, sağlık memuru yetiştirmek. Köylülere kooperatifler kurdurup ekonomik yönden örgütlemek ve sömürü düzeninin çarklarını kırmak. Kuldan birey, ümmetten ulus yaratmak. Köyü içinden canlandıracak, ulusaldan evrensele giden yolun kilometre taşlarını döşemek. Üreten, sosyal, bilinçli, ezbercilikten sıyrılmış öğretmen yetiştirmekti.

Bir başka 17 Nisan’dan bahsetmek istiyorum. Bu, 17 Nisan Dünya Çiftçileri Mücadele Günü. Çok önemli.

Çiftçilerin küresel örgütü -La Via Campesina (Çiftçi Yolu)- 1996 yılında 2. Uluslararası Kongre’sini Meksika’da yapmaktadır. Tam da bu esnada Brezilya’da 19 MST’li (Topraksız Kır İşçisi) katledilir. Katledilenler, 1500 topraksız ailenin 10 Nisan günü başlattıkları “Toprak Reformu” yürüyüşünün katılımcılarıdır. Bunun üzerine La Via Campesina kongre katılımcısı örgütler, yerli tarımsal sektörü mahveden ucuz gıda ithalatını protesto etmek, gıda güvencesiyle ilgili egemenlik politikalarını savunmak ve Dünya Ticaret Örgütü’nün tarım politikalarını lanetlemek üzere 17 Nisan’ı “MST’nin 19 mücadeleci üyesinin anısına” bugünü Uluslararası Çiftçileri Mücadele Günü olarak ilan eder.

La Via Campesina, 1996’dan bu yana her yıl 17 Nisan öncesinde bir tema belirler. Bağlı tüm örgütleri de, 17 Nisan haftasında belirlenen tema etrafında şekillenmiş bir eylem gerçekleştirir. Bu nedenle 17 Nisanlar, dünya çiftçi hareketinin önemli kilometre taşıdır.

Evet, işçilerin mücadeleyle kazandıkları bir günleri vardı: 1 Mayıs. Kadınların mücadele sonucu elde ettikleri bir günleri vardı: 8 Mart. 1996’dan beri çiftçilerin de tüm dünyada çiftçi mücadelesi olarak andıkları bir günleri var: 17 Nisan. La Via Campesina bu yılki 17 Nisan’ın temasını “Köylü Hakları” olarak belirledi. Tüm çiftçilerin 17 Nisan Dünya Çiftçileri Mücadele Günü’nü kutluyorum.