Ekoloji

Rant Marmara ve Ege’de mercanları yok ediyor!


Mercanların 2015 yılına kadar İstanbul’un dibinde yaşamayı başardığını dile getiren Deniz Biyalojisi Ana Bilim Dalı Yardımcı Doç. Dr. Nur Eda Topçu, 2015’teki felekatler zinciri ile çok ciddi kayıplar olduğunu ve mercanların yaşamının Yassı Ada ve Sivri Ada’daki inşaatlarla daha da riske girdiğini söyledi.

Gülcan Kılagöz / İstanbul

Birçok kesim Türkiye’deki denizlerde mercan olup olmadığını bilmezken denizlerin etrafında ve Prens Adaları’nda yükselen inşaatlar bu canlıların yaşamlarını tehlike atıyor. Zaten küresel ısınma ile yaşamları riske giren canlıları bir de rant amacıyla yapılan inşaatlar vuruyor. Mercanların durumuna ilişkin İstanbul Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi’nde Deniz Biyolojisi Ana Bilim Dalı Yardımcı Doç. Dr. Nur Eda Topçu ile konuştuk. Marmara Denizi’nde ve Prens Adaları’nda bile mercan olduğunu söyleyen Topçu, “Ama ne bilgimiz var. Ne de ilgilimiz var. Kendi hallerine terk edilmiş durumdalar” dedi.

Tezinde Marmara Denizi’ndeki mercanları çalıştığını kaydeden Topçu, daha sonra da izlemeyi sürdürdüğünü ve yakın zamanda Ege Denizi’ndeki mercanlarla ilgili bir çalışma yürütüğünü kaydetti. Marmara Denizi’nde 2015 yılında bir toplu ölüm olayının gerçekleştiğini belirten Topçu, özellikle omurgasız süzücüler denilen grupların etkilendiğini söyledi. Yüzde 90’na varan ölümlerin olduğunu vurgulayan Topçu, “Burnumuzun dibinde tam var dedik. Yok oldular gibi oldu” dedi. Bu yaşanan ölümlerin birinci sebebini Yatsıada’daki inşaattan dolayı olduğunu söyleyen Topçu, yosuncuk patlamaları ve kızıl akının meydana geldiğini ifade etti. Kızıl akının birkaç ay sürdüğünü ancak etkisinin çok fazla olmayacağını dile getiren Topçu, “Mutlaka çökeltiyi arttırmıştır ama sınırlı ölçüde” diye konuştu.

Mercan_1

İnşaatlar canlıları yok ediyor

Kurbağalıdere’nin rehabilitasyonu kapsamında dipten alınan çamurların getirilip Prens Adaları’nın açığına bırakıldığını belirten Topçu, “Çok kirli patojen bakteri taşıyan, hastalık taşıyan, bir çamuru siz, bu hassas canlıların üzerine bırakıldı. O da yetmedi Yassı Ada’da inşaat başladı. Kıyıdan denize inanılmaz ölçüde, sidment, kum çamur karıştı. Bunların hepsi dibe çöktü. Bu hayvanlar zaten suyu süzerek beslenen canlılar. Normalde sudaki besin partiküllerini süzerek beslenirler. Besin yerine ne geliyor kum, çamur pislik geliyor, ve o kadar fazla geliyor ki, bir süre sonra beslenme organları tıkanıyor. Ölümler başlıyor. Kısa sürede çok ciddi oranlarda ölüm oranları ortaya çıkıyor. Hayatta kalanları da mikrop vuruyor. Hastalık başlıyor. Şu an da çok az bir mercan kaldı. Onları da takip ediyoruz” şeklinde konuştu.

2015’ten sonra felaketler zinciri

Mercanların 2015 yılına kadar İstanbul’un dibinde yaşamayı başardığını dile getiren Topçu, “Ara sıra balık ağlarına takılıyordu, bunları kopartıyordu. Oradan kayıplar oluyordu. En büyük tehlike olarak ben bunu görüyordum. Ama sonradan, işte bu 2015’teki felekatler zinciri ile çok ciddi kayıplar oldu” dedi. Hayatta kalanlar için çeşitli önlemler almaya çalıştıklarını vurgulayan Topçu, Sivriada’da başlayan inşaata dikkat çekerek, Ada’daki mercanları kurtarmak için bir çalışma yapacaklarını söyledi.

İlgi kısmı ilgili kurumlardan gelmeli

Ege Denizi’nde hala mercan yatakları, mercanların özellikle gorgon dediğimiz, ağaçsı yapıdaki mercanların bulunduğu yerler olduğunu kaydeden Topçu, “Ama bunlara da ne bilgi ne ilgi var. Bilgi kısmını toparlamaya çalışıyoruz. Ama ilgi kısmının ilgili kurumlardan gelmesi bekleniyor. Bunlarda işte çevre bakanlığı, tarım bakanlığı, gibi kurumlar.  Kim ilgilenecek. Kimin sorumluluğuna giriyor” dedi.

Balıkçılık ve çıpa da ölüm nedeni

Balıkçılığın hala tehdit faktörü olduğunu hatırlatan Topçu, “Bunun dışında çıpa çıpalama, dalış tekneleri geliyor çıpa atıyorlar. Bunlar yine çok dikkatli ekmeklerini ondan kazandıkları için, canlıları da korumaya özen gösteriyorlar. Daha ziyade balıkçılıktan, yine etki oluyor” ifadelerini kullandı.

Mercanlara etkisi şu an görülüyor

Küresel ısınmanında bir tehdit olduğu uyarısında bulunan Topçu, “Türkiye’de o kadar öncelikli başka felaket sanaryoları var ki. Küresel ısınma arka planda kalıyor. Çünkü hemen şu anda oluşan bir tehdit değil” diye konuştu. Ege için büyük tehdit olduğu uyarısı yapan Topçu, “Çünkü marmara denizindekiler zaten alt katmanda, Akdeniz suyunda yaşadıkları için derindeler. çok da sıcaklığın etkisinde değiller. Ama Ege’dekiler sıcaklığın etkisinde, nitekim seröz körfezinde bazı yerlerde biz bozulmalar gördük. Bunlar sıcaklığa bağlı gelişmiş olabilir. Ama henüz tam bilmiyorum. Araştırıyoruz. Ege Denizi için küresel ısınma başlıca tehditlerden biri. Çünkü ısınmada, sıcaklığın direk etkisinde olan bölgelerde de mercanlarımız var” dedi.

Küçük ormancıklar var

Uluslararası bütün dünya denizlerine ve okyanuslara baktığımız zaman mutlaka mercanlarda beyazlaşma gördüğümüzü söyleyen Topçu, resiflerde hep ölümlerin olduğunu, aynı ölümlerin Akdeniz’de de yaşandığını kaydetti. Ülkede Avusturalya’da bulunan resifteki gibi mercan yatakları olmadığını ancak gorgon mercanlardan oluşan küçük ormancıkların olduğunu dile getirdi.

Küresel iklim önce mercanları etkiliyor

Mercanların ekolojik olarak önemine dikkat çeken Topçu, “Akdenizdeki en önemli ikinci, habitatın en önemli unsurları arasında sayılıyor. Dolayısıyla aslında bizimde kıymetini bilip bir an evvel koruma işlerine önem vermemiz gerekiyor” dedi. Küresel iklimin en başta mercanlar için tehdit olduğunu ve etkilerinin hemen şu an görüldüğünü hatırlatan Topçu, “Dolaylı olarak diğer türler için etkisi var. çünkü habitat karmaşıklığı var. Bu hayvanlar kendileri habitat. Habitat nedir. Ev demek. Başka canlılar için yuva, yavru bakım alanı, yumurtlama alanı gibi görevleri var” diye konuştu.