Köşe yazarları

‘Çalıntı atla Üsküdar geçilmez’ Bu anayasa AKP’yi iflah etmez


Türkiye’de “tek” referandum olmadı. Çünkü Türkiye “tek parça” değil.

16 Nisan’da “iki” referandum yapıldı.

Birinci referandum “Türklerin çoğunlukta olduğu” Türkiye’de yapıldı. Burada referandumu eğer itirazlardan bir şey çıkmazsa, denebilir ki,

Erdoğan rejimi kazandı. Türklerin çoğunluğu “evet” dedi.

İkinci referandum “Kürtlerin çoğunlukta olduğu” Kürdistan’da yapıldı. Burada referandumu Erdoğan rejimi kaybetti.

Referandum’un temel, itirazı mümkün olmayan, en kesin sonucu işte budur.

Türklerin çoğunluğunun azınlıkta kalan Türklere yüzde birbuçuk oyluk bir üstünlükle “tek adam” anayasası dayatması biçimsel hukuk açısından mümkündür.

Ama nüfusun çoğunluğunu oluşturan Türk nüfusunun “kendisi için uygun gördüğü ‘tek adam’ anayasasını, bu anayasayı reddeden Kürt halkına zorla kabul ettirmesi mümkün değildir.

Kürtler varsa…

O zaman Kürtlerin Kürt olmaktan doğan hakları da var demektir.

Bunlardan birisi de “kendi kaderini tayin hakkı”dır. Türk çoğunluğunun “tek adamla” yaşama hakkı ne kadar varsa, Kürt çoğunluğunun da “tek adamla” yaşamama hakkı o kadar vardır.

Bu hakkı Türk çoğunluk, Kürt çoğunluk adına kullanamaz. Kullanmaya kalktığında “direnme hakkı” doğar. Çoktan beri de doğmuştur zaten.

Bu bir.

İkincisine gelince: Tek adam rejiminin ayakta kalmasını sağlayan faktör, İstanbul’un, Ankara’nın, Ege’nin ve Akdeniz’in Fırat’ın Doğusundaki Kürt halkıyla buluşmasını sağlayacak bir “köprünün” olmamasıydı. Referandum’da bu “köprü” kuruldu. Köprünün adı “Hayır köprüsü”dür. Şu andan başlayarak Kürtler bu “hayır köprüsünden” Batıya doğru, Türkler, Çerkesler, Türkmen Aleviler, tüm azınlıklar da ‘Doğuya doğru” kucaklaşmak üzere yürüme imkanı kazandı. Bu anayasanın uygulanacak her maddesine karşı halk protestosu artık “demokrat Türklerle özgürlükçü Kürtlerin” cephesini adım adım güçlendirecektir.

Üçüncüsü, “evet” çıktı diye fazla tasalanmanın anlamı yok. 12 Eylül faşist anayasası yüzde 94 oyla geçmişti. Bakın, yerinde yeller esiyor. Bunun da yerinde yeller esecektir. Daha da önemlisi, “hayır” çıksaydı ne olacaktı? Erdoğan aldırmayacaktı. OHAL’i uzatacak, KHK’leri çıkaracaktı. Sokağı bastıracaktı. Bugüne kadar bunları yaptı zaten. “Faşizm fiili olsa ne olur, anayasal olsa ne olur?” Anayasal faşizme “saygı” parlamenter ahmaklığın “daniskasıdır.”

Eşeklerden özür dileyerek şöyle söyleyelim:

“Bed-asla necâbet mi verir hiç üniforma
Zer-dûz palan ursan eşek yine eşektir”

Dördüncüsüne gelince: Rejimin yıktığı ve yaktığı Cizre’nin, Şırnak’ın, Nusaybin’in, Silvan’ın ve diğerlerinin hayatta kalan insanları “evsizlerin, öksüzlerin, şehitlerin isyanı” diyeceğimiz bir “yanıt” verdiler. “Çökertme” çöktü. Kürt kadınlarının, yaşlılarının, gençlerinin önünde saygıyla eğilelim.

Anayasa referandumu ile ilgili “ön yorumum” böyle. Aşağıdaki ise “YSK” hakkında yorumum::

Erdoğan “balkon” konuşması yaptı. O eski Erdoğan’ın yerinde yeller esiyor. Omuzlar düşmüş. Konuştu konuştu, en sonunda tüm

Referandum sürecinin en özlü lafını söyleyiverdi.

“Atı alan Üsküdar’ı geçti!”

Öyle mi?

Bence şöyle:

Birincisi, atı alan filan yok. Ama “atı çalan” var.

İkincisi, “çalıntı atla” Üsküdar’ı filan geçen yok. Çünkü Üsküdar “hayır” dedi.

Bu seçimde YSK sonucu tayin etti.

Nasıl oldu bu iş? Hatırlayın, bu köşede defalarca yazıldı. 16 Temmuz “kontrollü darbesinden” bu yana yüzbinlerce Cemaat mensubu işlerinden edildi, mallarına el kondu, göz altına alındı ve tutuklandı. Baklavacılar çarşısından bile bu iktidar “FETO’cü” çıkardı. Ordudan, polisten, yargıdan, hatta Anayasa Mahkemesinden, sermayeden, istihbarattan ve Elçiliklerden her yerden “FETÖ’cü” fışkırdı. Hatta “siyasi ayak yok” dense de, AKP’deki yüzü aşkın Cemaat yanlısı ya da Bylock’çu vekil olduğu söylendi.

Bir tek yer hariç…

YSK…

Şimdi ben sizinle bahse girerim ki, o YSK’nın kendisinin bünyesinde, İl ve İlçelerdeki seçim kurullarında, ezici çoğunluk ya doğrudan Gülen Cemaati tarafından oralara atandı ya da bunların hemen hemen tümü şu ya da bu şekilde, Asya Bank’a para yatırmaktan tutun da Bylock kullanmaya kadar bu cemaatle ilişkili.

Neden bunlara dokunulmadı?

“Atı çalıp Üsküdar’ı geçmek” için….

YSK’nın referandum sonuçlarını geçersiz hale getiren kararları ile ilgili yorumum da böyle….

Asıl yorum: Evet’ine de hayır!…