İzlenim

Wan, ‘Hayır’lı bir rekor peşinde…


Neredeyse tüm seçilmişleri tutuklanan, tüm belediyelerine el konulan Wan, ‘Baharda bitecekler’ diyenlere inat 16 Nisan’da ‘Hayır’ rekorunu kıracak gibi. 2009’dan beri her seçimde yüksek oylarla DTP, DBP, HDP’ye oy veren kent, bu kez de referandumda son iki yılda yaşatılanlara karşı ‘Hayır’ demeye hazırlanıyor

Nezir Parsak

Kuşkusuz, Wan’ın referandum seçimi sadece kent için değil, kenti sarmalayan şehirler için de önemli bir gösterge. Wan’da yaşanan her gelişme mutlaka Bedlîs’i (Bitlis), Colemêrg’i (Hakkâri), Agirî’ (Ağrı) ve Serhad’ı bire bir etkiliyor. Wan; Serhad’ın hem merkezi konumunda hem de politik olarak komşu kentlere öncülük eden bir durumda. 16 Nisan referandumunda Wan yine kendi rekorunu kırmanın peşinde…

Wan her seçimde yüz güldürdü

Wan’da 2009 yılında yapılan belediye başkanlığı seçimlerinde DTP yüzde 53 oy oranı ile belediyeyi kazanırken, 2011 genel seçimlerinde ise, yüzde 49 oy oranı ile 4 bağımsız milletvekili çıkardı. 2014 yılında yapılan yerel seçimlerde DBP yine yüzde 53 oy alarak kentte bir belediyeyi ikinci kez kazanırken, 14 belediyeden 12’sini de alarak bir rekora imza attı. Nitekim seçimlerden sonra Tayyip Erdoğan, “Van’ı kazanamadığımız için üzüldüm” demişti. Yine bir konuşmasında “Van’a çok yatırım yaptık ama halk hizmeti seçmedi” demişti. Aynı yıl yapılan Cumhurbaşkanlığı seçiminde Selahattin Demirtaş yüzde 54 oy alırken, Tayyip Erdoğan yüzde 42 oy aldı. Wan için dönüm noktası ise 7 Haziran genel seçimleri oldu. Wan tarihinde, ilk kez bir parti bu denli yüksek bir oy oranına ulaştı ve 8 milletvekilinin 7’sini meclise gönderdi. Yapılan seçimlerde HDP yüzde 75 oy olarak tarihi bir rekor kırarken, AKP ise sadece yüzde 19’luk bir oy oranına ulaştı. Yapılan son seçimler olan 1 Kasım’da ise HDP yine Wan’da yüzde 66’lık bir oy aldı.

8_van_3

Neredeyse seçilmiş kalmadı!

Wan’da kiminle konuşursanız son bir yıl içerisinde yaşananları size anlatıyor. 2011 yılında yaşadıkları iki ağır depremin ekonomik, sosyal ve kentsel sıkıntılarını yaşayan halk, öte yandan siyasi baskıları yaşıyor. Halkın seçtiği DBP’li 12 belediyeye kayyum atanmasıyla DBP’nin kazanılmış belediyesi kalmazken, bunun yanı sıra Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Bekir Kaya ile birlikte birçok belediye eşbaşkanı tutuklu bulunuyor. Yine yüksek oylarla ilk sırada seçilen HDP Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ tutuklandı ve milletvekilliliği düşürüldü. Seçilmişler kadar Wan halkı da, siyasi bir baskının kıskacına sokuldu. İHD verilerine göre, Wan’da 1 yıl içerisinde binden fazla kişi gözaltına alınırken, 10 bin hak ihlali yaşandı.

‘Pankartlar evet, halk Hayır diyor’

Wan’a girdiğiniz ilk andan itibaren kentin her tarafında sadece “Evet” pankartları, Cumhurbaşkanı ve Başbakan’ın posterleri ile karşılaşıyorsunuz. Kent bilboardları, sokaklar, ana caddeler hatta kamu binalarından sarkıtılan pankartlarla kentte adeta tek seçenek “Evet”miş gibi bir algıya kapılıyorsunuz. Fakat aksi bir durumun olduğunu kentin sokaklarına, insanlara dokununca anlıyorsunuz. Bu durumu sorduğumuz bir esnaf; “Pankartlar ‘Evet’, halk ‘hayır” diyor diyerek durumu özetliyor: “Sonuçta kuşlar değil, biz oy vereceğiz. Gerçi kuşlar bile onlara oy vermez” diyor. Öfkeyle araya giren bir diğer esnaf ise, “Belediyeyi aldık, elimizden aldılar. Milletvekili seçtik cezaevine attılar. Eşbaşkan seçtik hapislere attılar. Şehirlerimizi, köylerimizi yerle bir ettiler. Yapılan bunca şeyden sonra gidip ‘Evet’ mi diyelim? Bunu kabul etmemiz mümkün değil” diyor.

8_van_2

‘Biz Wan’a hizmet dışında her şeyi yaptık’

Kentin sokaklarında hala AKP’nin yaptığı mitingin afişleri duruyor. Erdoğan’ın fotoğraflarının yanına “Milletin adamı Van’da” yazıyor. Miting geçti tabi. Hatırlarsanız son seçimde Erdoğan Wan’da konuşmuş ve sesi kısılmıştı. Bu kez ise gelmemeyi tercih ettti. Gerekçe olarak AKP tarafından “Ses sıkıntısı yaşıyor. Dinlenmesi gerekiyor” açıklaması yapılmış olsa da aynı gün Erdoğan’ın Amed’de konuşması partilileri zora sokmuş. Erdoğan’ın kentte gelmemesi üzerine AKP’liler ilginç bir fikirle, “bizim burada sesi Erdoğan’a benzeyen biri var, çıkaralım hem taklit yapsın hem de Erdoğan’ın yerini gıyabi olarak doldururuz” diye düşünmüşler. TV’de izledim. 12-13 yaşlarında bir çocuk sahnede. Konuşma başlıyor, protokolde kıh kıh gülmeler falan. Çocuk Erdoğan, “Sevgili kardeşlerim biz Van’a hizmet dışında her şeyi yaptık” demesin mi? Ortam buz. Başbakan ve protokol durumun farkında ama kimse renk vermiyor. Sonra bu görüntü internette elden ele yayılınca herkes tek görüşte birleşti: “Valla çocuk haklı. Van’a hizmet dışında her şeyi yaptılar. Erdoğan’ın söyleyemediğini o çocuk söyledi. Helal olsun!”

Wan’da çıkan sonuçlar onları hep üzdü

Bir gazeteci arkadaşımızla Wan mitingleri hakkında konuşuyoruz. Şöyle diyor: “Depremden sonra Erdoğan Wan’da bir mitingde konuştu. ‘Biz depremde buraya hizmet ederken, bunların seçtiği belediye başkanı neredeydi? Sorusunu sormuştu. Tabi o soru sorulduğunda belediye başkanı cezaevinde. Yine Davutoğlu, Van mitinginde ‘Biz kazanamazsak beyaz toroslar devreye girer’ demişti. Yani Van mitinginde hep bir vukuat çıkıyor. Ve Van seçim sonuçları hep Erdoğan’ı üzüyor. Her seçim sonrası Van ile ilgili üzüntülerini dile getiriyor. Bu seçimde de sonuç değişmeyecek sanırım.”

8_van

Birinde coşku, birinde sessizlik

Kent gezintimize devam ediyoruz. Kentin her köşesinde tomalar, akrepler, polisler… Sanat sokağının başında AKP’nin seçim standına denk geliyoruz. Standa bakan genç, elindeki broşürleri uzattıkça uzatıyor ama alan yok. Standın yanında bir TOMA ve polisler. Gün boyunca polisler bu standı koruyor. Sonraki gün geldiğimizde ise, stant artık yerinde yok. HDP-DBP ve TJA’nın ise şehrin 7 noktasında stantları var. Hepsi çok kalabalık. Sanat sokağındaki standa uğruyoruz. Halaylar, türküler, sloganlar. Gençler bağırıyor; ‘Tenê NA be’, ‘Ji bo jiyanek azad bêjin NA’. Stant görevlisiyle biraz sohbet ediyoruz. “Halkımız standımıza çok yoğun ilgi gösteriyor. Bundan da anlıyoruz ki, Van’da ‘Hayır’ dışında bir seçenek çıkmayacak. Halkımız her alanda ‘Hayır’ı büyütmeli. İki yıldır yapılanlara karşı halkımız tepkisini sandıkta gösterecektir” diyor.

‘Baharda bitecek diyenler Newroz’a baksın’

Newroz nasıldı? diyorum. Başlıyor anlatmaya: “İki yıldır Van’da tüm yürüyüşler, etkinlikler yasaktı. İki yıldan sonra ilk kez Newroz’da halk alana çıktı. Bu yıl piknikçiler yoktu! Hepsi kararlı ve büyük baskı altında oraya gelen insanlardı. Çok kalabalıktı. Baharda biteceğimizi söyleyenler oraya baksınlar. Bitmedik, daha da gürleştik ve daha çok çiçek açtık.”

8_van_5

HDP’ye yoğun ilgi

Sohbetimizin ardından kentin sokaklarında bir gezintiye çıkıyoruz tekrar. Kentin caddelerinde dikkatimizi bir şey çekiyor. Caddede yüksek sesle ‘Dombra’ şarkısı çalan AKP’nin seçim aracı geçiyor. Hiç kimsenin dikkatini bile çekmiyor bu durum. Akşam saatlerinde HDP’nin daha “gözaltına alınmamış” seçim otobüsü geçiyor kentin en kalabalık caddesinden. İnsanların bu sesi ne kadar özlediğini, cadde boyunca gösterilen zafer işaretleri ile hemen anlayabiliyorsunuz. Bir an durup sabah görüştüğüm esnafın sözü aklıma geliyor: “Pankartlar ‘Evet’ halk ‘Hayır’ diyor.” Şimdi Wan halkının önünde yeni bir seçim var. Ama bu seçim diğerlerine kıyaslanmayacak kadar ağır ve eşit olmayan koşullarda sürüyor. Neredeyse tüm seçilmişleri tutuklanan, tüm belediyelerine el konulan Wan’da ‘Hayır’ın yeni bir rekora imza atacağından herkes emin görünüyor.

‘Bu dönemde sandığa gitmek önemli’

Daha sonra HAK-PAR İl Başkanı Av. Ertuğrul Çabuker’i dinliyoruz. Çabuker anlatıyor bu kez: “Siyasi partilerin boykot etmelerini uygun bulmuyoruz. 16 Nisan referandumunda partimizin görüşü ‘Hayır’dır. Biz güçlü bir şekilde ‘Hayır’ verilmesinin hem ülkeye ve bölgemiz için daha doğru bir karar olduğu düşüncesindeyiz. Bu sebeple tüm halkımızı ‘Hayır’ oyu vermeye çağırıyoruz. Van için düşüncemiz yüzde 65-70 oranında ‘Hayır’ çıkacağı yönündedir. Bu oranın yakalanabilmesi için ‘Hayır’ diyecek tüm seçmenlerin sandığa gitmesi çok önemlidir.”

‘Wan’da yüksek bir ‘Hayır’ çıkacak’

HDP Wan Milletvekili Bedia Özgökçe’ye çalışmaların nasıl gittiğini soruyoruz. Özgökçe anlatıyor: “Bu anayasanın ne getireceği, ne götüreceği ile ilgili insanların özgür bir şekilde bunu tartışması gerekiyordu. Ama görüyoruz ki bu ülkede bunu tartışmanın olanakları tamamen ortadan kaldırılmış. OHAL gibi ağır bir koşulda seçime gidiyoruz. Haliyle insanların bu koşulda fikirlerini özgürce söyleme fırsatları yok. Bu eşitsizliklerin yanında devletin tüm imkanları şuan ‘Evet’ için kullanıyor. Memurlar onlar için çalışıyor, devletin tüm imkanları onların emrine verilmiş. Bizler de kendi imkanlarımızla halkımızla buluşuyor ve ‘Hayır’ı anlatıyoruz. Ama tüm bunlara rağmen gittiğimiz her yerde büyük bir coşku ile karşılaşıyoruz. Halkımızın kararı net. Van’da yüksek bir ‘Hayır’ çıkacaktır.”

Yarın: M. Ender Öndeş Trakya izlenimleri