Haber

‘Oğlumun kanını o ekmeğe bulaştırdılar’


Gezi Direnişi sırasında polisin attığı gaz fişeğiyle yaşamını yitiren Berkin Elvan cinayetine ilişkin açılan davanın ilk duruşması başladı. Duruşmada sanık polis F.D.’nin birçok soruya ‘hatırlamıyorum’ yanıtı vermesi dikkat dikkat çekerken, anne Gülsüm Elvan, ‘Bunlar çocuk katili. Çocuğumun kanını o ekmeğe bulaştırdılar’ dedi

Gezi Direnişi sırasında 16 Haziran 2013 tarihinde İstanbul Okmeydanı’nda bulunan evinden ekmek almaya giderken polislerin attığı gaz fişeği ile yaralanıp hastaneye ve kaldırıldığı hastanede 11 Mart 2014 tarihinde yaşamını yitiren Berkin Elvan’ın ilişkin açılan davanın ilk duruşması Çağlayan’da bulunan İstanbul 17’inci Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülmeye başlandı. Duruşma öncesi Taksim Dayanışması’nın çağrısıyla adliye önünde basın açıklaması yapıldı. Açıklamaya Elvan’ın babası sami Elvan, annesi Gülsüm Elvan, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Grup Başkan Vekili Filiz Kerestecioğlu, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüsü Onur Hamzaoğlu, HDP Milletvekili Hüda Kaya, Özgürlük ve Demokrasi Partisi (ÖDP) Başkanlar Kurulu üyesi Alper Taş, Avrupa Konseyi Sol Grup Başkanı Andrei Hunko, Kaldıraç Dergisi, Ali İsmail Korkmaz’ın annesi Emel Korkmaz ve çok sayıda sol sosyalist kurum katıldı. “Gülüşün gibi onurlu güzel yarınlar kuracağız” pankartının açıldığı açıklamada, Taksim Dayanışması adına mimar Mücella Yapıcı ve Berkin’in babası Sami Elvan birer konuşma yaptı

‘Adil yargılama talep ediyoruz’

Adalet arayışlarının emsal teşkil etmesi için mücadele ettiklerini belirten baba Sami Elvan, “Çocuklarımıza bir şey olmasın diye, emsal teşkil etsin istiyoruz” dedi. Suçluların hesap vermesini istediklerini söyleyen Elvan, “Neden bugün katil burada bizim karşımızda hesap vermesin. Bütün Türkiye çocuklarına bir şey olmaması için adilane bir yargılama talep ediyoruz”

‘Söz veriyoruz mücadelemiz sürecek’

Sami Elvan’ın ardından konuşma yapan Mücella Yapıcı, barışçıl ve insani talepler ile yola çıktıklarını vurguladı. Gezi’de demokratik talepleri için dünyaya örnek teşkil eden bir direniş sergilendiğini hatırlatan Yapıcı, “Herkesin önünde söz veriyoruz. Tüm parklar özgür olana kadar, tüm çocukların katilleri adil bir şekilde yargılanana kadar mücadelemiz sürecek” diye konuştu.

Konuşmaların ardından, duruşmayı takip etmek üzere adliye binasına geçildi. Berkin Elvan soruşturması, ölümünden bir gün sonra 12 Mart 2014’te 4 polisin ifadesinin alınmasıyla başlamıştı. Ancak o günden bugüne kadar gerek kamera kayıtları, gerekse kimlik tespiti çalışmaları, türlü gerekçelerle uzatıldı. Elvan cinayetine ilişkin hazırlanan iddianamede ise polis memuru F.D. “Olası kastla adam öldürmek” suçundan yargılanacak.

Duruşmaya çok sayıda kişi katıldı

Duruşmada, Elvan’ın annesi Gülsüm, babası Sami Elvan ile kardeşleri Özge ve Gamze Elvan’ın yanı sıra yakınları da hazır bulundu. Duruşmaya, çok sayıda hukuk örgütünden ve barodan yüzü aşkın avukat da katıldı. CHP milletvekilleri Ali Haydar Hakverdi, Hilmi Yarayıcı, Ali Şeker, HDP milletvekilleri Filiz Kerestecioğlu, Garo Paylan, Celal Doğan, Hüda Kaya, EMEP MYK üyesi Levent Tüzel, Taksim Dayanışması, ÖDP Başkanlar Kurulu üyesi Alper Taş, HDK Eşsözcüsü Onur Hamzaoğlu, Ali İsmail Korkmaz’ın, Ahmet Atakan’ın, Hasan Ferit Gedik’in, Mehmet Ayvalıtaş ve Dilek Doğan’ın aileleri ile Ethem Sarısülük’ün kardeşi İkrar Sarısülük, Taksim Dayanışması üyeleri, Avrupa Parlamentosu Meclisi Sol Grup Başkan Yardımcısı Andrej Hunko ve çok sayıda insan hakları savunucusu da duruşmayı izledi.

Baroların duruşmaya katılma talebine ret

Duruşmaya, tutuksuz yargılanan sanık polis F.D. Van 2. Sulh Ceza Hakimliği’nden Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi (SEGBİS) ile katıldı. Yapılan kimlik tespitinin ardından duruşmaya gelen belgeler, heyet üyeleri tarafından okundu. Duruşmada Sami Elvan, Gülsüm Elvan ve kardeşleri Özge ile Gamze Elvan, sanıktan şikayetçi olduklarını dile getirdi. Ardından Ankara Barosu Başkanı Av. Hakan Canduran, Adana Barosu Başkanı Av. Veli Küçük, Bursa Barosu Başkanı Av. Gürkan Altun ile Aydın Barosu, Antalya Barosu, Manisa Barosu, Balıkesir Barosu, İzmir Barosu, İstanbul Barosu, Amed Barosu ve Wan Barosu duruşmaya katılma talebinde bulundu. Sanık müdafileri ise, baroların davaya katılma taleplerinin reddini istedi. Savcı sunduğu mütalaada baroların suçtan zarar görmediğini iddia ederek, katılma taleplerinin reddini, ailenin ise duruşmaya katılma taleplerinin kabulünü istedi. Verilen kısa aranın ardından mahkeme heyeti, Berkin Elvan’ın ailesinin doğrudan suçtan zarar görmesinden kaynaklı oy birliği ile duruşmaya katılmasına, baroların katılma talebini ise suçtan doğrudan zarar görmediği gerekçesi ile reddedilmesine oy birliği ile karar verdi.

Erdoğan’ın yoldan geçeceği bilgisi almışlar

Mahkemenin kararına karşılık barolar, yetki belgesi alarak duruşmayı takip edeceklerini belirtti. Duruşma verilen öğle arasının ardından görülmeye devam etti. Duruşmada, Britanya Alevi Dernekleri Federasyonu’nu davaya müdahil olma talebi reddedildi. SEGBİS üzerinden savunma yapan sanık polis D., önceki duruşmada sadece savcının sorduğu birkaç soruya yanıt verdiğini belirterek, olayı hatırlamadığını söyledi. Kimseyi öldürmediğini ileri süren D., gaz tüfeğini (zet) dönüşümlü olarak kullandıklarını, aldığı talimatla gaz tüfeğini kullandığını söyledi. D., dönemin Başbakanı Tayyip Erdoğan’ın yoldan geçebileceği bilgisi aldıklarını anlattı. Sanık avukatlardan Derya Kılıç ise, müvekkilinden gaz tüfeğinin nasıl kullanıldığının anlatılmasını istedi. Kılıç’ın talebi üzerinde sanık D., silahın nasıl kullanıldığına dair bilgi verdi.

Avukatlardan ‘takma bıyık’ sorusu

SEGBİS üzerinden söz alan Van Baro Başkanı Murat Timur’un, “Bıyığınız takma mı? Gözlüğünüz takma mı?” şeklindeki sorusuna D., “Yok” yanıtı verdi. Salondaki avukatların da sorusu üzerine sanık, “Gözümde rahatsızlık yok, gözlüğü aksesuar olarak kullanıyorum” yanıtını verdi. Elvan Ailesi’nin avukatlarından Oya Aslan’ın sorusu üzerine D., 2013 Temmuz ayında çevik kuvvetle ilişkisinin kesildiğini belirterek, “2012 yılının ortalarına kadar özel tim de görevliydim. Görevli olduğum 9’ncu birliğin başında kimin olduğu ve telsiz kodunu net hatırlamıyorum” diyerek kendini savundu.

Sanıktan sorulara ‘hatırlamıyorum’ yanıtı

Avukat Can Atalay’ın “Birimde birlikte görev aldığınız zetçilerden birinin adını söyler misiniz? Ya da bir özelliğini söyler misiniz?” şeklinde ki sorusuna D., “Hayır” diyerek yanıt verdi. D.’nin aynı birimde çalıştığı polislerin çoğunu tanırken, sadece ekipteki zetçileri “tanımaması” dikkat çekti. Duruşma, Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan’ın beyanları ile devam etti.

Gülsüm Elvan, savunmasında şunları söyledi:

“Cumartesi günü öğlen eve geldik. Salı günü oğlumun mezuniyet töreni olduğu için alışverişe gittik. Pazar’da oğlum bana arkadaşlarının yanına gideceğini söyledi. 5 TL para verdim. Kız kaçıran almaya gitmişti. Pazara gittik alışveriş yaptık döndüm. Dönünce oğlumu gördüm ve ‘Eve gel yemek ye’ dedim. ‘Ben dürüm yedim’ dedi. ‘Tamam, oğlum’ dedim. Eve geldim kızımla. Evde bir daha aradım tok olduğunu söyledi. Sofrayı topladığım sırada yürüyüş başladı. Saat 7 gibiydi. Biz de gittik, kızlarım da vardı. Polis yoktu o sırada. Benim de ayağım kırıktı o sırada. Yürüyüşün içerisinde Berkin’i bulamadım. Ondan kaynaklı ben de Endüstri Meslek Lisesi’ne kadar gittim. Ağabeyim geldi. Sonrasında Berkin’i gördüm. Meğerse o süreye kadar Berkin mahalledeymiş. Eve dönecektim. Berkin ile oradan eve geri geliyorduk. Birkaç çocuk Okmeydanı Meydanı’nda duruyordu. Herhangi bir olayda yoktu. Berkin’de onların yanına gitti. Birden bire katil diyor ya ‘molotof attılar’ falan halk isteseydi o zaman onları sıkıştırırdı.

‘Çocuğumun kanını o ekmeğe bulaştırdılar’

Fazla bir polis yoktu. Halk sokaktaydı ama molotof atan falan yoktu. Ama acayip bir gaz atılıyordu. Halk evine geri geliyordu yavaş yavaş. Biz de eve geldik. Eşim hiç çıkmadı evden. Sonra bizim evin orada çok ses geldi. Cemevinin orada halk toplanmıştı. Çok yoğun gaz vardı. Oğlum acıktığını söyledi. Ben de tamam dedim. Ekmeğe ben gidecektim ama oğlum ben gideceğim dedi. Her hangi bir olay yoktu ama o sırada. Ben çay demledim. Kapılar falan kapalıydı. O sıra hafif hafif sesler geliyordu. Berkin gecikmişti ama. Berkin’e bakmaya gidecektim ki zil çaldı. Balkona çıktım. Berkin’in kafasının kırıldığını söylediler. Hiçbir şey yok. Aklıma gelmedi. Bir yürüyüş olsaydı ben çocuğumu gönderir miydim? Ben normal düştüğünü düşünüyordum. Sonra bir komşumuz bana sarıldı ve ağladı. En önemlisi, vurdunuz, benim oğlumun kurtulma şansı yüzde 50 iken onu elimden aldılar. 5 dakikalık hastanelik yolu 25 dakika oldu. Utanın kendinizden o daha çocuk, çocuk. Şerefli Türk polisi isen bunu yapacaktın katil; Silah olsaydı elinde dahi elinden tutup bana getirecektiniz. Çocuğumun kanını o ekmeye bulaştırdılar. Ben daha çocuğumu bekliyorum ekmeği ile.

‘Bunlar çocuk katili’

Bunlar çocuk katili. Ben daha çocuğumun diplomasını alamadım. Bugün emri veren katil Cumhurbaşkanı olmuş. Benim çocuğumun katili Recep Tayyip Erdoğan. Benim çocuğumu daha dün tehdit ettiler. Benden ne istiyorsunuz? Bir şey başlarına gelirse sorumlusu bu devlettir. Siz adaleti savunmazsanız daha çok Berkinler ölür. Benim çocuğum ekmeye gitti. Umarım o katil beklediği çocuğunu eline almaz.”

4 kişi gözaltına alındı

“Berkin Elvan 15’inde bir fidan” sloganı atıp, “Berkin Elvan’ı katledenler cezalandırılsın. Adalet İstiyoruz” yazılı pankartı açanlara saldıran polis, pankartı yırtarak 4 kişiyi gözaltına aldı.

‘Delillere rağmen tutuklanmadı’

Duruşmanın sona ermesinin ardından avukatlar ve Berkin elvan’ın ailesi adliye binası önünde kısa bir açıklama yaptı. Açıklamadan önce gün boyunca adliye binası önünde dayanışma amacıyla bekleyenlere teşekkür eden baba Sami Elvan “Adalet arayışımız devam edecek” dedi. Sami Elvan’ın ardından avukatlar adına konuşma yapan Oya Aslan baroların duruşmaya katılma taleplerinin kabul edilmediğini söyleyerek konuşmasına başladı. Sanığın SEGBİS Sistemi ile duruşmaya katılmasının hukuka aykırı olduğunu anlatarak “Van Barosu’nun sanığın kimliğini gizlemeye dönük çabaları olduğunu, özellikle de bıyık ve gözlük kullanımın bu sebeple olduğunu ifade ettiler” şeklinde konuştu. Dosyadaki deliller ile sanığın F.D. olduğunun ortaya çıktığı ve buna rağmen tutuklanmadığını belirten Aslan, “Mutlaka kabul edilmesi gereken taleplerimiz olduğunu kabul edilmeyince mahkeme üzerinde baskı olduğunu ve mahkemenin tarafsız davranmadığını düşünüyoruz” diye belirtti. Sözlerine devletin ilk baştan bu yana davaya müdahale etmeye çalıştıklarını anlatarak devam eden Aslan, “Müdahale etmeye devam etsinler biz gerçekleri tüm çıplaklığı ile göstermeye devam edeceğiz. Tüm sorumluların yargılanması için çabamız devam edecek” diyerek sözlerine son verdi.

‘Bunlardan polis çocukları hesap soracak’

Açıklamanın sonunda dağılırken polis barikatlarının önüne gelerek konuşan anne Gülsüm Elvan, bir polis çocuğunun kendisine söylediklerini anlattı. Bir polis çocuğunun kendisinin yanına bir gün gelerek ‘Babamdan utanıyorum. Polis çocuğu olduğum için utanıyorum’ dediğini anlatan anne Elvan “Evet bunlardan bu polis çocukları hesap soracaklar” şeklinde konuştu.

İSTANBUL